» Русская версия        » Türkce
Домашняя страницаСвязь с нами

Tevhid

Sira

Hadis

Fıkıh

Bidetler

Fetvalar

Kadin ve tesettur

Mekaleler

Kitaphane - Türkce

Kitaphane - Arapca

Forum

  
27 Rabi Al-Awwal 1431
13 March 2010
Фаджр05:25
Восход06:55
Зухр12:51
Аср16:10
Магриб18:45
Иша20:11
Полночь23:35
Islamic Finder
 
 
KABİR ÜZERİNE BİNA YAPMAK
Ebu Hureyre (r.a.)’ın rivayet ettiğine göre : Rasululla h (s.a.v.) şöyle buyurdu: “ Allah Yahudiler i kahretsin . onlar peygamber lerinin kabirleri ni mescid haline getirdile r.”[2]

Haris Necrâni den şöyle dediği rivayet edilmiştir: Peygamber (s.a.v.)’in vefatından 5 gün önce şöyle buyurduğunu duydum: “ Dikkat edin! Sizden öncekiler peygamber lerinin ve Salih kimseleri n kabirleri ni mescid haline getiriyor lardı. Dikkat edin! sakın kabirleri mescid haline getirmeyi n. Ben bunu size yasaklıyorum.”[3]

RAMAZAN AYININ BİDATLERİ
Ramazan ayı, cennet kapılarının açıldığı, cehennem kapılarının kapandığı, şeytanların zincire vurulduğu, ibadetlerin doruğa çıktığı rahmet ayıdır. Müslümanların, bu ayı bidatlere düşmeden ibadetlerle, salih amellerle, kuran ve sünnetten gelen delillerle ilim öğrenerek, yeryüzündeki mazlumlara, işgal altındaki müslüman kardeşlerine dualar ederek geçirmeleri gerekir. Ramazan ayında Müslümanlar, sünnete uygun, bidatten uzak oruç tutmaları imanlarının gereğidir. Aşağıda sizlere ramazan ayında işlenen bidatler öğretilmektedir. Lütfen bu hacmi küçük, daveti büyük olan risaleyi ezberleyin.

Allah ramazanı imanla, ihlasla, sünnete uygun amel etmeyi nasip etsin.

Şia'nın Kuran İmamet Ve Takkiye Anlayışı
1. 12 İmam’ın öldükten sonra döneceği yalanı (S.56-57)
Rec'at Akidesi
Şîa'nın sapık inançlarından birisi de, rec'at akîdesi-dir. Şiîler, kurucuları İbni Sebe' ile birlikte, oldukça er ken bir devirde, buna inanmaya başladılar. Kitaplarını okuyan ve mezhepler ini bilen herkes, onların, bu inanç üzere olduklarını hemen farkedebi lir. Onlar, sadece Hz. Ali'den Hasan el-Askerî'nin oğluna kadar olan Şîî imamların imametler ine inanmakla kalmaz, aynı zamanda, On-ikinci îmânın öldükten sonra geri döneceğine (rec'at) de inanırlar.

MEVLİD-İ NEBEVÎ'Yİ KUTLAMANIN HÜKMÜ


Değerli âlim Muhammed b.Salih el-Useymîn-Allah,İslâm ve Müslümanlardan yana kendisine en iyi şekilde mükafatını versin- kendisine Mevlid-i Nebevî'yi kutlamanın hükmü sorulduğunda, o şöyle cevap verdi:.

Birincisi: Rasûlullah-sallAllahu aleyhi ve sellem-'in doğduğu gece kesin olarak bilinmemektedir.Aksine günümüzdeki bazı tarihçiler, Rasûlullah-sallAllahu aleyhi ve sellem-'in doğduğu gecenin Rebîül-Evvel ayının 9. gecesi olduğu ve 12. gecesi olmadığı gerçeğine varmışlardır. O halde 12. gece yapılan kutlamanın tarihî yönden hiçbir dayanağı yoktur.

Aşure günü yapilan bidat ve şirkler.

Aşure günü Şiilerin hasan ve Hüseyin (r.ahuma) adını anarak başlarını yarmaları, kan akıtmaları, zincirle bedenlerini dövmeleri, caiz midir, İslamda buna dair delil var mıdır, ?

Değerli müslüman Allah beni ve seni razı olduğu, sevdiği, emrettiği din üzerine tutsun, Allah bizleri ehl- i sünnet akidesi ve selef imamlarının izinde giden salihlerden eylesin. Müslüman kuranın, sünnetin, emrettiği din üzerine olmalı ve ona davet etmelidir. Hiçbir müslümanın kendi kafasından bayram, özel gün, ibadete has günler diye günleri tahsisleştirme hakkı yoktur.

Cevşen Hakkında
Hadis ilminden habersiz bazı cahillerin ve peygamberlerden başkalarına da masumiyet giydirmeye çalışan sefillerin mutaassıpça savundukları Cevşen hakkında bazı mülahazalar nakledeceğim ve sahih bir hükme varmaya çalışacağım.
"Diyanet Ansiklopedisinin Cevşen maddesinde özetle diyor ki: Farsça asıllı olduğu kabul edilen cevşen kelimesi sözlükte, "zırh, savaş elbisesi" anlamına gelmektedir. Terim olarak Şii kaynaklarında Ehl-i beyt tarikiyle Hz. Peygambere isnat edilip, Cevşen-i Kebir ve Cevşen-i Sagir denilen iki duanın ortak adıdır.

BİD'AT OLARAK KUTLANAN KANDİLLER
Peygamber salallahu aleyhi ve sellem'den kutlaması hakkında sahih bir nakil sabit olmayan ve genellikl e islam aleminde ve özellikle de ülkemizde, kutlanan bazı kandil geceleri hakkında, müslümanları uyandırmayı kendimize görev bilerek bu araştırmayı yaptık. Cenabı

Hak'dan bütün müslümanlar için faydalı olmasını dileriz.

Şimdi ise bu kandil gecelerin i tertip üzerine arz edip, onları kutlamanın

meşru ve gayrı meşru olması konusunda İslam alimlerin in görüşlerini de

zikredeceğiz.

KUR`AN OKUDUKTAN YADA DİNLEDİKTEN SONRA SADAK ALLAH`UL AZİM DEMEK BİDATTİR

Birçok insan da Kur’an okumayı bitirdikten sonra ‘Sadak Allah’ul azim’ deme alışkanlığı vardır. Ama bu davranışın İslami bir temeli yoktur. Çünkü Allah rasulu (sav) bu davranışta bulunmamıştır, ne sahabelerin geleneğinde vardır ve tabiin tarafından da bilinmemektedir. Bu gelenke sonraki dönemlere aittir. Ve bazı Kur’an okuyan kimseler bu sözü şu ayete dayanarak söylemişlerdir: De ki: “Allah doğru söyledi.” Ali İmran 95 Ve insanlar da bu davranıştan hoşlanmışlardır. Ancak bu hoşlanma reddedilmesi gerekilen bir durumdur çünkü eğer gerçekten güzel bir davranış olsaydı Peygamber (sav), sahabeler ve tabiin bunu söylemeyi ihmal etmezlerdi. Bu ayet: De ki: “Allah doğru söyledi.” Ali İmran 95 Bu sözlerin her Kur’an okunduktan yada dinlenildikten sonra söylenmesi gerektiği anlamına gelmemektedir.

Mevlid kandili ve mevlid okumak
Şüphesiz ki hamd, Allah’a mahsustur. O’na hamdeder, O’ndan affımızı dileriz. Nefislerimizin şerrinden, yapacağımız kötü işlerden Allah’a sığınırız. Allah kime hidayet ederse hiç kimse onu saptıramaz, kimi de (hak ettiği için) saptırırsa hiç kimse onu doğruya iletemez. Şehadet ederim ki Allah’dan başka hiç bir ilah yoktur, tekdir ve hiç bir ortağı yoktur. Yine şehadet ederim ki Muhammed (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Allah’ın kulu ve rasuludur.
Birçok mevlid toplantıları münkerden, bid’atlardan ve İslam’a muhalif olan şeylerden uzak değildir. Çünkü bunu ne Rasulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem), ne ashab, ne tabiin, ne dört büyük imamlar ne de islamı en iyi bilen ve en iyi yaşayan asırlardan birinde hiçbir kimse yapmış değildir. Çünkü bunun şer’i bir delili yoktur. Mevlithanlar çoğu kez şirke düşecek sözler söylerler. Mesela arada sırada “Meded ya Rasulullah!” veya “Bizlere imdat kıl!” “Ya Rasulullah yalnız sanadır itimadımız!” “Ya Nebiyullah kaldır bizden sıkıntıyı!” gibi yalnız Allah’a dua edip isteneceği şeyleri Rasulullah’tan (Sallallahu Aleyhi Vesellem) isterler.

Rebîul-Evvel ayında Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in doğum gününü kutlamak hakkında
Bu davranış,İsa’nın doğum günü kutlama merasimi olarak bilinen şeyde hıristiyanlara benzemektir. Câhil müslümanlar ya da sapıtmış âlimler Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’in doğum günü münâsebetiyle her yıl Rebîul-Evvel ayında O’nun doğum gününü kutlamaktadırlar. Kimi müslümanlar, bu merâsimi câmilerde, kimisi evlerde, kimisi de bu iş için hazırlanan yerlerde düzenlemektedirler. Bu merâsimlere ayak takımı ve câhil pek çok insan iştirak edip hıristiyanların İsa-aleyhisselâm-’ın doğum gününü kutladıkları gibi kutlayıp onlara benzemektedirler.
Genellikle bu kutlamalar, içerisinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hakkında aşırıya gidilen kasîdeler okunan, Allah’a değil de Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e yalvaracak ve O’ndan yardım dileyecek dereceye varacak şekilde şirke götüren ameller ve çirkin şeylerle doludur.Oysa Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- kendisinin aşırı bir şekilde övülmesini yasaklamış ve şöyle buyurmuştur:
“Beni, hıristiyanların Meryem oğlu İsa’yı aşırı bir şekilde övdükleri gibi övmeyin. Ben, ancak bir kulum ve (benim için) Allah’ın kulu ve elçisidir, deyin.”[1]


Hasan el Basri (radiallahu anhu) diyor ki:

“Daha öncekiler arasında sünnet ehli azınlıkta idi, gelecekte de azınlıkta kalacaktır. Zira onlar nimet bolluğu zenginlik içinde şımarmış olanların arasına katılmadılar. Din adına ibadet uyduran bid’atçıların, bid’atlarına iştirak etmediler. Rableriyle karşılaşıncaya kadar İslam sünnetleri üzerinde hayatlarına devam etmeye sabrettiler.

Ey müslümanlar sizlerde öyle olunuz.”
Son mekaleler