Riyazu’s-Salihin’de Geçen Tartışmalı Rivayetler: 1- Hasen ligayrih. ( 66 ) عن أبي يعلى شداد بن أوس رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال : " الكيس من دان نفسه وعمل لما بعد الموت والعاجز من اتبع نفسه هواها وتمنى على الله الأماني " رواه الترمذي وقال حديث حسن .
66- (bazı tercemelerde no:67). Ebû Ya’lâ Şeddâd İbni Evs radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır. Âciz kişi de, nefsini duygularına tâbi kılan ve Allah’tan dileklerde bulunup duran (bunu yeterli gören) dır” Tirmizî, 2383. İbni Mace 4260. Tirmizi hasen demiştir. Bu rivayet zayıftır. İsnadında Ebu Bekir b. Abdillah b. Ebi Meryem el-Gassani vardır. Bu ravi zayıf oluf ihtilata uğramıştır.
45- BÂB: ORUÇLU RAMAZÂNDA (GÜNEŞ BATTI SANARAK^ ORUCUNU BOZSA, SONRA DA GÜNEŞ MEYDANA ÇIKSA? Hİ
67-....... Esma bintu Ebî Bekr (R): Bizler Peygamber'in haya- da insanların en ileri gidenleri ndendi, demiştir. İbn Abdi'1-Berr de: l£târı çabuk, sahuru da geç yapmağa dâir rivayet olunan hadîslerin hepsi sahihtir, mütevâtirdir, demiştir. Enes İbn Mâlik'ten de Peygamber'in İftar etmedikçe akşam namazı kılmadığı, hiç olmazsa bir yudum su içtiği, rivayet edilmiştir (Umdetu'l-Kaarî).
29- BÂB: ORUÇLU. RAMAZAN GÜNDÜZÜNDE BİLEREK CİNSÎ MÜNÂSEBET YAPTIĞI ZAMAN (KENDİSİNE KEFFÂRET VÂCİB --.ı OLUR) Ve Ebû Hureyre'den, onun şu hadîsi Peygamber'e yükseltir olduğu zikrolunu r: "Her kim ramazândan bir günün orucunu özürsüz ve hastalıksız olduğu hâlde bozarsa, o farz orucu -şayet tutsa- nafile olarak tutacağı dehr orucu kaza etmez (onu ancak onun yerine tutacağı bir günlük kaza orucu öder)" 87. İbn Mes'ûd da bu Ebû Hureyre hadîsinin delâlet ettiği hükme kaail olmuştur88. Saîd ibn Müseyyeb, Şa'bî, İbn Cureyc, İbrâhîm Nahaî, Katâde ve Hammâd ibn Süleyman: Ramazân gündüzünde oruç bozan kişi, bozduğu orucun yerine bir gün kaza orucu tutar, demişlerdir89. 86 Atâ ibn Ebî Rebâh'ın bu sözlerini Saîd ibn Mansûr rivayet etmiştir. 87 Yânî farz orucun faziletin i nafile oruçta bulamaz. Bu Ebû Hureyre hadîsini Dört Sünen sahihleri rivayet etmiş, İbn Huzeyme de sahihtir, demiştir.
12- BÂB: İKİ BAYRAM AYLARİ NOKSAN OLMAZLAR Ebû Abdillah el-Buhârî dedi ki: İshâk: "Bu iki aydan herhangi biri (sayı ve hesâbca) eksik olsa bile, (ecr ve sevâb cihetiyle) tam ve kâmildir" demiştir 3l. * ( Muhammed de: "Bu iki ay noksan olarak birleşmezler" dedi32. 22-.......Ebû Bekre(R)den (şöyle demiştir): Peygamber (S): "iki ay eksik olmazlar: Bunlar iki bayram ayı olan ramazân ile zu'l-hicce'dir" buyurdu 33. 30 Bu Enes hadîsinin başlığa uygunluğu da açıktır. Enes hadîsi, Ümmü Seleme hadîsini hem takviye, hem de biraz daha tafsil etmektedi r, 31 Bu İshâk, İshâk ibn Râhûye veya İshâk ibn Suveyd ibn Hubeyre el-Ada'vî olmak muhtemild ir. îshâk ibn Suveyd, bâb hadîsinin tarîklerinden birinin de râ-vîsidir. İshâk'ın bu sözü aynı zamanda bâb hadîsinin bir tefsiridi r. 32 Bu Muhammed, Muhammed ibn Şîrîn veya bizzat müellif Muhammed ibn îs-mâîl olmak muhtemild ir. Bu ihtimâlden dolayıdır ki, biz de bu Muhammed'i künyesiz olarak yazdık.
7 Çünkü sağlam kapı bir daha kilidlene bilir. Kırık kapı ise yerinde duramaz ki kilid vurulabil sin. Kapının kırılması Usmân'ın şehâdetidir. Bu fitne Usmâri'ın şehîd edilmesiy le başlayıp, Muhammed Ümmeti'nin birbirine girmesine sebeb olan büyük fitnedir ki, o günden bugüne kadar sönmemiştir. 8 Başlığa uygunluğu "Namaz kılmak ve oruç tutmak günâhlara keffâret olur" sözündedir. Bu hadîs MevâkîtuVSalât Kitâbı'mn "Namaz keffârettir" babında da geçmişti. İnşâallah Alâmâtu'n-Nübüvve ile el-Fiten kitâblarında da gelecekti r.
31- KİTÂBU'S-SAVM (Oruç Tutmak Kitabı) x [- RAMAZÂN ORUCUNUN VUCÛBU VE YÜCE ALLAH'IN ŞU KAVLİ BABI: ıEy îmân edenler, sizden evvelki(ümmet)lere yazıldığı gibi sizin üzerinize de oruç tutmak yazıldı, tâ ki korunasımz" (el-Bakara: 183) 2
Hadis-i şerifte: "Kim ümmetime dini işlerine dair kırk hadis hıfzediverirse, Allah Teâlâ onu alimler zümresinde haşreder.... Ben de kıyamet gününde ona şahid ve şefaatçi olurum" buyurulmuştur. İslâm âlimleri bu müjdeye erebilmek için eşitli konularda Kırk Hadisler derlemişler. Tarihte ilkönce kırk hadis derleyenin Kûfe'de oturan Merv'li Bilgin Abdullah İbn-i Mübarek olduğu bilinmektedir. İmâm Nevevi'nin bu geleneği devam ettiren elinizdeki eseri, en fazla yayınlanan ve üzerine şerhler yapılan bir eserdir. Ayrıca, merhum Ahmed Naîm'in tercüme ve üslûbuyla sunduğumuz bu eser, tercüme edildiği devrin dilini de vermesi bakımından bir önem arzetmektedir.