Kişi bunu kalbinde, gözleriyle, gecenin zifiri karanlığını hissettiği gibi, hakiki olarak hisseder. Gözü için karanlık ne ise kalbi için günahın karanlığı odur. Çünkü itaat nûr, masiyet karanlıktır. Bu karanlık ne kadar artarsa kişinin şaşkınlığı o kadar artar. Sonunda farkına varmadan bid'atlere, sapıklıklara ve helak edici şeylere düşer. Çünkü o, gecenin karanlığında tek başına yürüyen bir kör gibidir. Kalpteki karanlık öylesine güçlenir ki bu gözde belli olur, sonra daha da güçlenir ve yüze yansır. Yüzde, herkesin gördüğü bir karartı haline dönüşür.
Yüce Allah şöyle buyurmuştur: " Ey İman edenler! Size sizden öncekilere farz kılındığı, üzerlerine yazıldığı gibi sizlerin üzerinede oruç farz kılınmıştır. Umulurki Allahın azabından (Onun bu emrine uyarak) korunursu nuz, sakınırsınız” (Bakara suresi 183.ayet).
HamD, Alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur, salatü Selam. Rasululla h'ın. Ehlinin, Sahabesin in ve de kıyamete kadar, onları dost edinenler in üzerine olsun. Müslüman toplumlar maalesef bir çok hastalıklara maruz kalmış, sal ıih islam akidesind en uzaklaşmayla baş gösteren gevşeklik kendini haramların mubahlar gibi yayılmasında da etkisini göstermiştir. Bunlardan biri, belki de en önemlilerinden biri de genel olarak toplumu, özellikle de gençliği tehdit eden uyuşturucu ve sigara bağımlılığıdır. Uluslarar ası Yahudi Siyonizm ağı sinsi emelleri uğruna; inançtan yoksun bir toplum oluşturabilmek için, eline geçirdiği medya,,.eğitim.;ve siyaset kim ırnlarını ki ıllanarak müslüman gençliğin yıkımı için büyük yatırımlar yapmakladırlar, "Onlar yeryüzünde bozguncul uğa koşarlar; Allah da bozguncul arı'sevmez" (Maide 64)
Hamd, Allah'adır. Birincisi: Sevgililer Günü, câhilî Romalıların bir bayramıdır ve Romalılar hristiyanlığa girinceye kadar bu bayramı kutlamaya devam etmişlerdir. Sevgililer Günü, 14 Şubat 270 yılında idam edilen ve Valentine adıyla bilinen rahip (papaz) ile ilgilidir. Günümüzde kâfirler bu bayramı kutlamaya ve bu bayramda her türlü fuhuş ve çirkinlikleri yaymaya devam etmektedirler. Bu bayram hakkındaki detaylı bilgileri (Sevgililer Günü'nü Kutlama) adlı dosyaya bakınız.
Öncelikle, Nefislerimizi Allah (c.c)’tan başka tapılan varlıklardan uzak tutarak, Allah (c.c)’ı birleyerek, dininin hak olduğu gerçeğine inanarak, batıl dinlerden ve liderlerden uzak durarak, dünyalık hayallerimizi ve şehvetlerimizi terk ederek, Filistin ve İslam ümmetinin sorumluluğunu sırtımızda hissederek, yardım edebiliriz, Sonra, İzzetin ve nusretin Müslümanlar için vaad olunduğu gerçeğine şüphe duymadan inanmalıyız. Şüphesiz ki izzet Allah (c.c)’ın, Resulünün ve Müslümanlarındır. Şüphesiz ki Allah (c.c)’ın kulları üzerine ineceği nusreti onların Allah (c.c)’a yakınlıkları oranında gerçekleşecektir gerçeğini iyi bilmeliyiz, bu gerçeğe göre yardım edebiliriz,
Ebû Eyyûb el-Ensârî r.a.)şöyle demiştir; Peygamber (s.a.v) (sallAllah (c.c)u aleyhi vessellem) şöyle buyurdu:"Biriniz tuvaletini yapacağı zaman kıbleye Önünü ve arkasını dönmesin. Doğuya veya batıya dönsün.” (Buhari 394, Müslim264)
İslam şeriatı kıbleye çok büyük bir tazimlik vermiş, orayı ibadette dönülmemesi gereken yer olarak tayin etmiştir, böylece o yöne hacet gidermenin hürmetsizlik olduğunu bildirmiştir.
Allâh Teâla şöyle buyurur: (Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi, bin aydan daha hayırlıdır. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar. O gece, esenlik doludur. Tâ fecrin doğuşuna kadar. ) [el- Kadr Sûresi] Allâh Rasûlu (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de şöyle buyurur: (Kadir gecesini ramazanın son on gününde arayın)