Ey insanlar! ALLAH’ın size olan nimetini hatırlayın. ALLAH’tan başka size göklerden ve yerden rızık veren bir yaratıcı var mı? O’ndan başka hiçbir ilah yoktur.O halde nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz.
“Kabir, Cennet bahçelerinden bir bahçe, yahut Cehennem çukurlarından bir çukurdur.”Hadis-i Şerif
İslâm âlimleri, farz oluşunu inkâr etmediği sürece, müslümanlardan namazı kasten terkedenin hükmü konusunda görüş ayrılığına varmışlardır. Bazı âlimler, namazı terkeden kimse, bu fiiliyle İslâm dâiresinden çıkmış ve kâfir olmuş ve mürted (dînden dönmüş) sayılır, kendisine tevbe etmesi için üç gün süre tanınır, tevbe etmezse dîninden döndüğü için öldürülür, cenâze namazı kılınmaz, müslümanların kabristanına defnedilmez, diri olsun, ölü olsun kendisine selâm verilmez, selâmı alınmaz, onun için istiğfarda bulunulmaz, ona rahmet dilenmez, miras alamaz, malını miras olarak bırakamaz, aksine onun malı, Beytü'l-Mal'e (devlet hazinesine) ganimet olarak kalır, demişlerdir. Namazı kasten terkeden kimseler, ister az olsunlar, isterse çok olsunlar. Bu sebeple bu konudaki hüküm, onların az veya çok olmasından dolayı değişmez
Allahu Azze ve Celie, daha sonra cenneti takva sahibi kullarına yaklaştırdığını ve o cennete girmeyi hak eden bu kimselerin şu dört tane vasıfla vasıflandıklarını haber vermektedir: 1) Bunların yönelenler oldukları. Yani Allah'a karşı isyandan kaçıp O'na itaat etmeye dönenler, gafletten kaçıp, O'nu zikretmeye yönelenler. Ubeyd b. Umeyr der ki: "Evvab (Allah'a yönelen) kimse, günahlarını hatırlayıp onlardan dolayı Allahu Teâ-lâ'ya tevbe istiğfarda bulunan kimsedir." Mücahid de şöyle der: "Tenha yerlerde günahlarını hatırlayıp, onlardan istiğfar eden kimsedir." Said b. Müseyyeb ise: "Bu kimse, günah işleyen sonra da tevbe eden, sonra günah işlediği zaman yine tevbe eden kimsedir." der. 2) Allah'ın emirlerine riayet edenler oldukları. İbn Abbas şöyle demiştir: "Allah'ın farzlarına ve emanetlerine riayet eden 6 Buhârinin (4848) ve Müslim'in (2848} rivayet ettikleri hadise işaret etmektedir. Enes'in (r.a.) rivayetine göre, Nebi (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Cehenneme atılırlar. Bunun üzerine cehennem "Daha yok mu?" der. Nihayet Allahu Teâiâ ayağını üzerine koyar ve cehennem de "Yetişir, artık yetişir." der. kimselerdir." Katade ise şöyle demiştir: "Allah'ın kendisine gerek haklarından ve gerekse nimetlerinden emanet ettiği şeyleri koruyan kimselerdir."
“Sizler adım adım, karış karış ve dirsek dirsek daha önceki ümmetlerin yollarını izleyeceksiniz. Öyle ki, onlardan biri kertenkele deliğine girmiş olsa-mutlaka bir hikmeti vardır diyerek-siz de o deliğe gireceksiniz.”
Ebu Hureyre hadisin burasında dinleyicilerine:
“İsterseniz, -sizden öncekiler gibisiniz. Onlar sizden daha güçlü, daha çok servet ve evlâd sahibi idiler...” -ayetini okuyunuz- dedikten sonra, hadisi nakletmeye şöyle devam etti:
“Sahabiler, Ya Rasûlüllah, Pers'lerin, Rumların ve diğer kitab ehlinin yaptıklarını yapacağımızı mı söylemek istiyorsunuz?- diye sorunca Peygamber kendilerine: