» Русская версия        » Türkce
Домашняя страницаСвязь с нами

Tevhid

Sira

Hadis

Fıkıh

Bidetler

Fetvalar

Kadin ve tesettur

Mekaleler

Forum

  
http://www.musluman.biz
http://www.hakyoluislam.com
http://kullukrisalesi.com
http://asri-saadet.com
http://islah.de
 http://kitabussunne.blogcu.com
http://www.islamhouse.org/
http://ebumuaz.blogspot.com/
 
 
TESETTÜRÜN ŞARTLARI


Ahzab suresi 33. ayetinde mealen; "Vakarla evinizde oturun. Önceki Cahiliye kadınlarının kırıla döküle, süslerini göstererek (teberrüc) yürüyüşleri gibi yürümeyin." buyruluyo r.
Ayette geçen teberrüc kelimesi; Zemahşeri'ye göre; "Genelde; gizlenmes i gereken şeyleri açmada çaba sarf etme, özelde ise; kadınların ziynetler ini ve güzelliklerini açıp yabancı erkeklere göstermesidir"
İmam Suyuti; "Kadının endamlı endamlı yürümesi, başörtüsünü bağlamadan başına atıp kadınların tabii ve yapay güzelliklerini ve çekiciliklerini uygun olmayan yerlerde sergileme leri, süs ve eylemleri yle kendileri nden yararlanm a hakkı olmayanla rın dikkatini ve ilgilerin i çekmeleridir" der.

Örtünme Çağrısı

Mü’min hanımlara hicabın farz oluşunun delilleri

Bilindiği gibi sahabe asrından ve onlardan sonra gelenlerden kesintisiz olarak devralınan uygulama, uyulması ve kabul ile karşılanması gereken şer’i bir delildir. Mü’min kadınlar arasında sürekli olarak devralınagelen amelî uygulamanın icma ile ortaya koyduğu şu ki: Onlar herhangi bir zaruret ya da bir ihtiyaç bulunmadıkça evlerinde kalır, dışarıya çıkmazlar aynı şekilde mü’min hanımlar erkeklerin karşısına ancak örtünerek çıkarlar, yüzlerini açmazlar, vucutlarından herhangi bir tarafı açıkta bırakmazlar, süs takınarak görünmezlerdi. Müslümanlar bu uygulamayı ittifakla yapagelmişlerdir. Sözkonusu bu uygulama onların iffet, temizlik, haya, edep ve namusa düşkünlük binalarını yükseltmek maksatları ile de uyum arzeden bir uygulamadır. Bu bakımdan kadınlarının yüzleri açıkta, bedenlerinin yahut ziynetlerinin herhangi bir bölümünü örtmeksizin dışarı çıkmalarına imkân vermemişlerdir. Bunlar İslam’ın ilk günlerinden, ashab ve onlara güzelce uyan tabiin dönemlerinden bu yana bilinegelen, miras olarak devralınagelen iki icma konusudur. Bunu aralarında Hafız İbn Abdilberr, İmam Nevevi, Şeyhu’l-İslam İbn Teymiyye ve başkalarının da bulunduğu büyük imamlar topluluğu nakledegelmiştir. Bu uygulama İslam devletinin devletçiklere bölünme zamanı olan -yaklaşık- hicri on dördüncü asrın ortalarına kadar devam edegelmiştir.

Örtülü değilim! Fakat ''KALBİM TEMİZ''
Altmışına merdiven dayamıştı.Sırtında bulicin saçları boyalı ve yapılı, tırnakları ojeliydi. Kendisi sevdiğim bir hanımdı. Ama örtünenlere sinirleniyordu. Oturup ne zaman sohbet etsek konuyu hemen örtüye getiriyordu. Ruhunun derinliklerinde örtünememenin gizli bir sıkıntısını duyuyor olmalı ki, başörtülülerle fazla uğraşıyordu.


Hasan el Basri (radiallahu anhu) diyor ki:

“Daha öncekiler arasında sünnet ehli azınlıkta idi, gelecekte de azınlıkta kalacaktır. Zira onlar nimet bolluğu zenginlik içinde şımarmış olanların arasına katılmadılar. Din adına ibadet uyduran bid’atçıların, bid’atlarına iştirak etmediler. Rableriyle karşılaşıncaya kadar İslam sünnetleri üzerinde hayatlarına devam etmeye sabrettiler.

Ey müslümanlar sizlerde öyle olunuz.”
Son mekaleler